prepositions of time konu anlatımı
In – On – At Edatları Hakkında Sık Sorulan Sorular. “In”, “on” ve “at” edatları İngilizcede “prepositions” olarak geçen tek başlarına hiçbir anlam ifade etmeyen ancak cümlenin içerisinde zaman ve yer belirtmek için kullanılan edatlardır. Türkçede bulunan “-de”, “-da” eklerinin sağladığı bulunma
Zaman edatları olarak kullanılan ve İngilizcede Prepositions of time adlandırılan “At, in, On’un” kullanımını içeren konu anlatımı değinecek ve bu edatların kullanımını örnek cümleler ile pekiştireceğiz.Türkçede herhangi bir zamanı belirtmek yada zamandan bahsetmek için genelde “de,da” eklelerini kullanırız
Putin the correct preposition. 1) He's swimming the river. [ . ] Check. Show. 2) Where's Julie? She's school. [ .
05 minutes. Skills. Vocabulary. This vocabulary activity practises the use of dependent prepositions. Read the sentences and decide which dependent preposition is needed to complete the sentence. How difficult was this activity?
( to eat ) 2 Check your answers and put the verbs in bold into the right columns 6 Unit 1 Infinitives Go to English language and GRAMMAR lessons here Infinitives Konu Anlatımı, Infinitive Verb List, Exercise, Örnek Cümleler PPT ppt Uses of Gerunds, Gerunds (İsim Fiil) Kullanımları, Örnek Cümleler Slayt PPT Practice 1 Practice 1.
Site De Rencontre A Lyon Gratuit. Prepositions edatlarİsimler veya zamirlerden önce kullanılan kısa sözcüklerdir. Konum bildirirler. Bu bölümde en çok kullanılanlarını göreceğiz. 1 at -de, -da, yanında, yanına… The girls are at the door. Kızlar, kapıdalar yanındalar. The boy-student is at the blackboard. Erkek öğrenci, yazı tahtasının yanında. The passengers are waiting at the bus-stop. Yolcular, otobüs durağında bekliyorlar. The children are at school. Çocuklar, okuldalar. 2 on -nin üzerinde, üstünde… The blackboard is on the wall. Yazı tahtası duvarda duvarın üzerinde. Mary is sleeping on her bed now. Mary, şimdi yatağında yatağının üzerinde uyuyor. The books are on the table. Kitaplar, masanın üzerinde. The apples on the plate. Elmalar, tabakta. 3 in içinde, içine; -de… The oranges are in the basket. Portakalllar, sepette sepetin içinde. I have fiiled some cola in the bottle. Ben, şişeye şişenin içine biraz kola koydum. There is some milk in the glass. Bardakta bardağın içinde biraz süt var. I am in the classroom. Ben, sınıftayım sınıfın içindeyim. 4 by ile, vasıtasıyla; yanında, yakınında… Hakan usually goes to work by a car. Hakan, işe genellikle otomobil ile gider. They have travelled by plane. Onlar, uçak ile seyahat ettiler. Orhan is going to come home by his bicycle. Orhan, bisikletle eve gelecek. He was standing by the window. O erkek, pencerenin yanında duruyor. 5 under -in altında … The dog was sleeping under a tree. Köpek, bir ağacın altında uyuyor. The ball is under the table. Top, masanın altında. The mechanic is under the car. Tamirci, otomobilin altında. The cat is under the table. Kedi, masanın altında. 6 near yakın, yakında; yanında… I have parked my car near the bus. Ben, otomobilimi, otobüsün yanına yakınına park ettim. The boys are near the bus. Çocuklar, otobüsün yanında. My home is near the school. Evim, okulun yanında yakınında. The pencils are near the notebooks. Kurşun kalemler, defterlerin yanında. 7 next to bitişik, - in yanında… Osman is sitting next to Ayhan. Osman, Ayhan’ın yanında oturuyor. I parked my car next to your car. Ben, otomobilimi senin otomobilinin yanına park ettim. The library is next to the museum. Kütüphane, müzenin yanında. My home is next to my school. Evim, okulumun yanında. 8 opposite - e karşı, karşısında… The libray is opposite the cinema. Kütüphane, sinemanın karşısında. Suna is walking opposite the museum. Suna, müzenin karşısında yürüyor. My house is opposite your house. Benim evim, senin evinin karşısında. The supermarket is opposite the bank. Süpermarket, bankanın karşısında. 9 over üstünde,- nin üzerinde, yukarısında… The window is over the radiator. Pencere, radyatörün üzerinde. A concorde is flying over my home. Bir concorde uçak, evimin üzerinde uçuyor. The shelf is over the table. Raf, masanın üzerinde. There is a picture over the fireplace. Şöminenin üzerinde bir resim var. 10 towards - e karşı, e doğru… Roy is running towards the school-gate. Roy, okul kapısına doğru koşuyor. Hikmet is driving towards his home. Hikmet, evine doğru araba kullanıyor. The students are walking towards their school. Öğrenciler, okullarına doğru yürüyorlar. Oya walked towards the door. Oya, kapıya doğru yürüdü. 11 below -nin altında, aşağıda… Suna’s home is below Ayşe’s home. Suna’nın evi, Ayşe’nin evinin altındadır. The fireplace is below the picture. Şömine, resmin altında. He lives in the flat below me. O, benim altımdaki apartmanda oturuyor. My book is below your book. Kitabım, senin kitabının altında. 12 above -in üstünde, yukarıda… The chemist’s shop is above the supermarket. Eczane, süpermarketin üstünde. The map is above the blackboard. Harita, yazı tahtasının üstünde. The Picture is above the fireplace. Resim, şöminenin üstünde. The clock is above the picture. Saat, resmin üzerinde. 13 between… and … ve… arasında, … ve …nin arasına … Hülya is is sitting between Özge and Ayça. Hülya, Özge ve Ayça’nın arasında oturuyor. Your bike is between the tree and the house. Bisikletin, ağaç ve ev arasında. The school is between the library and the museum. Okul, kütüphane ve müzenin arasında. His dog is between his car and his bicycle. Köpeği, otomobilinin ve bisikletinin arasında. 14 in front of önü, önüne, önünde … There are two cars in front of my house. Evimin önünde iki otomobil var. My uncle is parking his car in front of his house. Amcam, evinin önüne otobüsünü park ediyor. The concert-hall is in front of the city park. Konser salonu, şehir parkının önünde. The teacher is standing in front of Murat. Öğretmen, Murat’ın önünde duruyor. 15 behind -in arkasında, arkada … The school-bus stopped behind the grage. Okul servis otobüsü, garajın arkasında durdu. Oya is standing behind Suna. Oya, Suna’nın arkasında duruyor. I was sitting behind a big tree. Ben, büyük bir ağacın arkasında oturuyordum. The library is behind the museum. Kütüphane, müzenin arkasında. 16 along boyunca … A dog was chasing a cat along the street. Köpek, kediyi cadde boyunca kovalıyordu. He was walking along the road. O erkek, yol boyunca yürüyordu. There were trees all along the river bank. Nehir kenarı boyunca ağaçları vardı. The cat was running along behind its master. Kedi, sahibinin arkası boyunca koşuyordu. 17 across karşıya, karşıda, öbür tarafta … Orhan can swim across the Bosphorus. Orhan, Boğaz’ın öbür tarafına yüzebilir. The school is across my house. Okul,evimin karşısında. A nurse is walking across the street. Hemşire, caddenin karşısına yürüyor. There is a bridge across the river. Nehrin öbür tarafında bir köprü var. 18 through içinden, arasından, bir yandan öbür yana … You and I walked through the field. Sen ve ben, tarlanın içinden yürüdük. The thief came in through the window. Hırsız, pencereden içeriye girdi.Thames flows through London. Times nehri, Londra’nın içinden geçiyor. Water flows through this pipe. Su, borunun içinden akıyor. 19 into -in içerisine… Hasan got into the bed. Hasan, yatağın içine içerisine girdi. The children are going into the classroom. Çocuklar, sınıfın içine içerisine giriyorlar. You opened the door and walked into the room. Sen kapıyı açtın ve odanın içine içerisine yürüdün. She dived into the water. O kız, suya suyun içine daldı.Bu metnin her türlü yayın hakkı A. Hikmet İnce ve aittir. Hiçbir şekilde alıntı yapılamaz ve başka bir yayında kullanılamaz. Aksi davranışta bulunanlar hakkında, hukuk büromuz her türlü yasal işlemi uygulayacaktır. Üçüncü kişilere duyurulur ... Bu İngilizce konu anlatımı 71,969 kez okundu.
Geniş Zaman İngilizce’de öğrenilen ilk “tense” olmasına rağmen orta seviyeye gelen öğrencilerin bile bu konuda zaman zaman hata yaptıkları gözlemlenmiştir. Aşağıda Geniş Zaman kullanırken yapılan en sık hataları madde madde bulabilirsiniz 1- “To be” fiilini am-is-are kullanmayın. Geniş Zaman’da belki de en sık yapılan hatadır. Geniş zamanda cümle kurarken eğer cümlenizde bir fiiliniz zaten varsa “to be” fiilini kullanmayın. I am like cats. – YANLIŞ I like cats. – DOĞRU “To be” fiilini ana fiillerle hiç mi kullanmıyoruz peki? Kullanıyoruz, ama “continuous” olan yani herhangi bir zamanda şimdiki, geçmiş, gelecek bir eylemin “sürekliliğini” vurgulamak istediğimizde. Dolayısıyla “to be” fiiline Present Continuous, Past Continuous gibi yapılarda ihtiyaç duyarız ve arkasından gelen fiile –ing ekleriz. Örnek I am going to Bodrum. I was swimming in the pool. 2- Üçüncü tekil şahısta fiile –s takısını eklemeyi unutmayın. Eğer özneniz şunlardan biriyse ve olumlu bir cümle kuruyorsanız, fiile –s takısı eklemeyi unutmayın “he/she/it”, özel isim Mert, Ceylan, tekil isimler car, cat, money. Örnek He loves me. Mert hates you. A cat drinks mik. Money changes people. 3- Sorularda üçüncü tekil şahısta fiile –s takısı eklemeyin. -s takısı sadece olumlu cümlelerde fiile eklenir, olumsuz ve soru cümlelerinde değil. Olumsuz cümleler “doesn’t+fiilin mastar hali”, sorular ise “does+özne+fiilin mastar hali” kullanılarak oluşturulur. Örnek He doesn’t like cats. Does he like cats? 4- Üçüncü tekil şahısta “have” değil “has” kullanın. “have” diğer fiiller gibi –s takısı almaz, yani “haves” yanlış bir kullanımdır. Onun yerine olumlu cümlelerde “has” kullanmalısınız. Olumsuz ve soru cümlelerinde “have” kullanmaya devam etmelisiniz. Örnek He has three cats. He doesn’t have three cats. Does he have three cats? 5- “Never” ile beraber “don’t/doesn’t” kullanmayın. “Never” asla olumsuz anlam taşıdığı için bu zarfla birlikte “don’t/doesn’t” kullanılmamalıdır. Dolayısıyla olumlu cümle kurmalısınız, “never” cümlenizi zaten olumsuz hale getirir. Örnek I don’t never sleep late. – YANLIŞ I never sleep late. – DOĞRU 6- Durum fiillerini Geniş Zaman’da kullanın. Zaman şimdiki zaman bile olsa durum fiillerini İngilizce’de state/stative verbs ya da non-action verbs denir. Geniş Zaman’da kullanın. Örneğin; “Seni anlıyorum” cümlesini şimdiki zamanda o an için söylüyor olsanız bile cümleyi geniş zamanda kurmalısınız, çünkü “anlamak” bir durum fiilidir. I am understanding you. – YANLIŞ I understand you. – DOĞRU
prepositions of time konu anlatımı